Kazım Mirşan'ın ve destekçilerinin sürrealist historiyografi anlayışı eleştiriciler için bir arkeolojik saha niteliğindedir. Vurulan her kazma bir başka hatayı gözümüzün önüne getiriyor. İnsan, canı sıkıldığında bundan güzel uğraş mı bulabilir?
Bir süre önce (2009 olsa gerek, emin olamadık.) Hulki Cevizoğlu'nun sunduğu Ceviz Kabuğu programına katılan Haluk Tarcan, dünyanın ilk tarihçisinin "Bilge Atung Ukuk" olduğunu açıklamıştı. Bu okuyuşu yıllar önce Kazım Mirşan da önermişti ve bu nedenle 2002 yılında Osman Fikri Sertkaya tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti.
Tarcan'ın iddiasına göre, Herodot'tan yüz sene kadar önce doğup M.Ö. 572-535 yılları arasında yaşamış olan Bilge Atung Ukuk, bir ordu kumandanıdır ve aynı zamanda hem Türklerin hem de dünyanın ilk tarihçisidir. "Pater Historiae" unvanını böylelikle Herodot'tan almaya hak kazanan Bilge Atung Ukuk'un kim olduğunu merak ettiniz mi? Biz ettik. Üstelik kendisinin bize hiç de yabancı olmadığını gördük.
Mirşan ve onu takip eden Tarcan, Orhun Yazıtlarının yanlış tarihlendirildiğini iddia ederler. Onlara göre bu yazıtlar, M.Ö. 6. yy'a aittir. İşte, bu gizemli Bilge Atung Ukuk da, meğer bizim meşhur Tonyukuk'muş.
Bu tarihlendirme problemi başka bir yazının konusu olmayı hak ediyor. O yüzden, bütün dünya tarafından bu yazıtların M.S. 8. yy'a ait kabul edildiğini hatırlatıp okuma farklılığına değinelim.
Bilge Tonyukuk bildiğimiz, Tarcan'a göre ise "Bilge Atung Ukuk" adını taşıyan şahıs, Tonyukuk yazıtında (Tarcan'a göre bu da mecburen Atung Ukuk yazıtı olacak.) şöyle geçiyor:
Oysa "Bilge Atung Ukuk" yazmak istese idik, şu yazımı kullanacaktık:
Çünkü:
1- İkinci kelimenin üçüncü sembolü olan ve Haluk Tarcan'ın /ng/ okuduğu tamga, esasında /ny/ tamgasıdır. Aksi doğru olsa idi, mesela "kony" kelimesini "kong" okumak gerekecekti ki bu durumda bugün "koyun" dediğimiz hayvana bunun yerine muhtemelen "kon" diyor olacaktık.
2- Bildiğim kadarıyla Mirşan'ın ve Tarcan'ın "tengri" kelimesinin yazımına ilişkin bir itirazları yoktur. Fakat, yukarıda bahsolunan /ny/ tamgası aslında /ng/ ise, tengri'deki /ng/ sesi nereden gelmektedir? Tarcan'ın iddialarını kabul ettiğimizde "tengri" kelimesini bu hâli ile okumamıza imkân kalmaz. Oysa Tarcan'ın bir alternatif sunmuşluğu da yoktur.
3- Tengri'yi okurken /ng/ sesini başka, Tonyukuk'u (Atung Ukuk) okurken başka tamgayı esas alırsanız, buna tutarsızlık denir ki daha önceki bir yazımızda da belirttiğimiz üzere Mirşan'a ve taraftarlarına yöneltilen eleştirilerin başında bu gelir.
4- Sözcüğün ilk hecesinde yazılmamış bir /a/ sesi varsa, /u/ sesi sözcüğün ikinci hecesi olacaktır. Orhun yazısında sözcüğün ikinci hecesindeki vokaller genellikle yazılmaz. Burada bir istisna yok ise, Tarcan'a tavsiyemiz, bu ismi "Atung Ukuk" diye değil de, belki "At Uny Ukuk" diye okumasıdır. Ne olsa, bilinmeyen sözlüklerinden bu okuma için de bir anlam keşfedebilirler.



bu araştırmaların üzerine gidilmesi gerekiyor.yapılan
YanıtlaSilçeviri farklılıklarını ortadan kaldırmak için bütün
türk ağızlarına hakim olmak gerekir.
Değerli okuyucumuz,
YanıtlaSilÜzerine gittiğimizde işte bu hataları buluyoruz, bunları dile getiriyoruz. Üzerine gitmesek, zaten yok sayardık.
Bu ifadenin Bilge Atung Ukuk olarak okunmasının hiçbir imkânı yoktur. Bu, teknik olarak imkânsızdır. Maalesef, bütün Türk ağızlarını bildiğini iddia etmek de bu durumu değiştirmez.
Buna karşı ancak teknik bir açıklama gelirse geçerli bir itiraz sayılır. Mirşan'ın böyle bir açıklaması yoktur. Dolayısıyla bütün Türk ağızlarını yahut dünyadaki bütün dilleri bildiğini iddia etmek tezi kabullenilebilir kılmamaktadır.
Bunlardan ayrı olarak Haluk Tarcan,İseviliğin kökeninin "Esenler" diye bir kültürden geldiğini ve ayrıca bu günkü haçın, Hz.İsa ile ilgisi olmadığını ve öntürk uygarlığından geldiğini söyledi.Hatta bu sembol halıların üzerinde bile varmış.Bu konu hakkında ki değerlendirmelerinizi paylaşabilir misiniz?
YanıtlaSilHaç simgesi eski Asya uygarlıklarında ve proto-Türklerde vardır. Haluk Tarcan bu konuda haklı.
YanıtlaSilFakat Hıristiyanlık bu simgeyi Türklerden almıştır demek için yeterli veri var mı, bilemiyoruz.
İseviliğin kökenleri ise çalışma sahamızın dışına taşıyor, bu nedenle yanıt veremiyoruz.
Merhaba,
YanıtlaSilBence de Bilge Atung Ukuk şeklinde okumak tamamen yanlıştır Haluk Bey sınırları biraz zorlamış!
Peki doğru okunuşu ve ismin anlamı konusunda sizin görüşleriniz nelerdir?
Ayrıca bu kadar değişik konuda bilgi sahibi olmanızdan hayranlık verici (iltifat değil)
Tonyukuk adının ton (don, elbise, etek) adı ve yuk- (öpmek) fiilinin +(u)k yapım eki almış hâlinin birleşiminden oluştuğu ve "eteği öpülmüş" anlamına geldiği söylenir. Ancak yuk- fiilinin öpmek anlamında kullanıldığı hususunda bizim şüphemiz var.
YanıtlaSilFakat yine de yuk- fiilinin elbiseye sürülmek ile (koku ve sair herhangi bir şey) ilgili olduğunu Kâşgarlı Mahmud'un eserinden biliyoruz. Kelimenin ilk kısmında bununla ilgili olarak "ton" kelimesi de bulunduğundan, bizce yine doğru okunuş "Tonyukuk" olmalıdır.
Anlam olarak DLT'de geçen "yuktur-" fiili ile ilgi kurularak "elbisesine koku sürülmüş" şeklinde düşünülebilir.
Bunları ihtimal olarak dile getiriyoruz ve konunun tartışmaya açık olduğunu kabul ediyoruz. Ancak "Atung Ukuk" bu tartışmanın içinde yer alamaz.
Son cümlenizden ötürü teşekkür ederiz. Fakat mühim olanın bildiklerimiz değil, bilmediklerimiz olduğunun farkında olarak, bilgisizliğimizi giderme çabasında olmak zorundayız. Kanımızca hayranlık verici olan şey bizde değil, bütün insanlıkta bulunan gerçeğe ulaşma arzusudur.
Saygılar.