İnternette sıkça karşımıza çıkan bir bilgiye göre, Yavuz Sultan Selim Ridaniye (Bir iddiaya göre Çaldıran) seferinden dönmekte iken, yaptırdığı bir hayratın yıkılmış olduğunu (Başka bir iddiaya göre ise suların zehirlenmiş olduğunu) görür. Bu işin sorumlusu bölgede yaşayan Kürtlerdir. Bu nedenle Yavuz Sultan Selim bir çeşme yaptırır ve üzerine şu satırları yazdırır:
Araştırmacı Haluk Tarcan, balbal kelimesinin yanlış okunduğunu, kelimenin aslının "bolbol" olduğunu iddia etmektedir. Haluk Tarcan'ın her konuda hemfikir olduğu Kazım Mirşan da 1991 yılında hazırladığı bir yayınına "Bolbollar" adını vermiştir.
Kazım Mirşan'ın "bolbol", dünyanın geri kalanının "balbal" şeklinde okuduğu sözcük Orhun yazıtlarında aşağıdaki şekilde geçer:

"12 hayvanlı takvim" olarak da bilinen Türk takvimi, Türkler, Çinliler ve onlara yakın halklar tarafından kullanılan bir takvim sistemidir. Sistemin kökenine dair çeşitli halk rivayetleri olsa da bu sistemin hangi dönemde hangi toplum tarafından ortaya konulduğunu kesin olarak söylemek güçtür. Konu üzerinde çalışan en önemli isim, herhâlde Eduard Chavannes'dır ki o, bu takvimin Türklerden Çinlilere geçtiği kanaatindedir.
Türk takvimi bir Güneş takvimidir. Bu takvime göre zaman, on iki yıllık bir döngüyü takip eder. On iki yılın her biri bir hayvan tarafından nitelenir. Bu hayvanlar sırası ile; sıçan, öküz (yahut sığır), pars, tavşan, ejder (yahut balık), yılan, at, koyun, maymun, tavuk, köpek ve domuzdur. Sıçan yılı ile başlayan devir, domuz yılı ile sona erer.
Turfan yazmaları arasında bulunan runik Türk yazılı Türkçe metinlerden olan aşağıdaki yazma hakkında şimdiye kadar kesin bir transkripsiyon sunulamamıştır. Hüseyin Namık Orkun, "Eski Türk Yazıtları"(1) adlı eserinde sorunu büyük ölçüde çözen bir transkripsiyon sunmuşsa da, oldukça özensiz yazılmış olan yazmanın bazı kısımları hâlen tartışmalıdır.(2)
Biz, âcizane transkripsiyonumuzu ve çevirimizi aşağıdaki şekilde sunuyoruz.